Kategorileri Aç / Kapat

Küçük Prens Kitap Yorumu

Hadi şimdi BEĞEN butonuna tıklayarak Facebook sayfamıza katıl. Hoş geldin :)


Küçük Prens
Küçüklüğümüzde okuduğumuz neredeyse çoğu kitap, aslında çok derin anlamlarla yüklü büyüleyici eserler. Bunları anlamam tamı tamına 18 yıl aldı. Bir gün kitaplığın arka taraflarında kalmış Dünyanın Merkezine Yolculuk kitabını elime aldığımda su yüzüne çıkan Jules Verne hayranlığımla kitabı yarım saat içinde sindire sindire okuduktan sonra, çocuk klasiklerine tekrardan başlamam gerektiğine karar verdim ve koşa koşa Küçük Prens kitabının yeni baskısını aldım. Evet, gelelim Küçük Prens kitap yorumu kısmına...

Küçük Prens Kitap Yorumu


Küçük Prens Kitap Yorumu

Şimdi elimde Antoine de Saint-Exupéry’nin, Cemal Süreyya ve Tomris Uyar çevirisiyle sadeleştirilmiş Küçük Prens baskısına gerçekten büyük bir saygıyla bakıyorum. Kitabı yaklaşık 40 dakika gibi bir sürede çizimleri uzun uzun inceleyerek okudum (kitap yazarın kendi çizimleriyle basılmış) ve bittiğine oldukça üzüldüm. Bence her bireyin 20 yaşından sonra en az bir kere okuması gerektiğine inandığım bir kitap. Aslında büyüdükçe ne kadar basitleştiğimizi ve ne kadar basit şeyler için ömrümüzü tükettiğimizi gösterdi bana. Sizin hor gördüğünüz ya da “Oku doktor- avukat- mimar ol!” dediğiniz çocukların aslında ne denli dâhiler olabileceklerini anlamamı sağladı. Bunun için Antoine de Saint-Exupéry ve Küçük Prens’e çok teşekkür ediyorum.

Kitabın konusuna gelecek olursak, Küçük Prens ilk olarak Antoine de Saint-Exupéry’nin çocukluğundan başlıyor ve bu dönemde insanların, daha doğrusu onun deyimi ile büyüklerin onu hiç anlamadığından aslında eğer onlar “Bunlarla uğraşma derslerine çalış.” demeseydiler ne kadar başarılı bir ressam olabileceğinden bahsediyordu. Daha sonra ise büyükleri dinlemek zorunda kaldığı ve pilot olduğu ancak resimlerinden hiçbir zaman vazgeçmediği ve hep bir resmini yanında taşıyarak nerede zeki bir kişi görse ona sorduğu, ama maalesef her zamanki gibi yine hayal kırıklığına uğradığını anlatıyor. Bu bölümde herkesin dikkatini en çok çektiğine inandığım ve benim de aklımda asla çıkmayan bir çizimi var yazarın. Onu çok etkileyen bir kitaptan esinlenerek resmin 2 versiyonunu çizmiş.

Küçük Prens Kitap Yorumu - 1

Bu Antoine de Saint-Exupéry’nin resminin 1.versiyonu. İnsanlara “Resimden korktunuz mu?” diye sorarak “Şapkadan korkulur mu hiç?” cevabını alınca maalesef ki talihsiz yazarımız 2.versiyonu da çizme gereksinimi duymuş.

Küçük Prens Kitap Yorumu - 2

Küçük yazarımızın kitapta okuduğuna göre bir Boa Yılanı, kocaman bir fili bile yutabilirmiş ve sindirmek için de 6 ay hiç kıpırdamadan uyurmuş. Gerçi yazarımız bu resmi de büyüklere gösterdi ama herkes ders çalış dedi. Neyse, sonra pilot oldu tabii. Dünyanın her yerine uçtu ama maalesef bir gün uçağı ile zorunlu iniş yapmak zorunda kaldı. Afrika’da Büyük Çöl’ün ortasına düştü ve burada Küçük Prens ile karşılaştı. Kitap, Küçük Prens ile yazarın konuşmalarını anlatırken aynı zamanda Küçük Prens’in Dünya’ya gelene kadar gittiği diğer tüm gezegenlerde de yaşadıklarını içeriyor. Küçük bir gezegende yaşayan ve 3 küçük yanardağ ile bir gülü bulunan Küçük Prens’in yaşadığı gezegenin adını tam olarak bilmesek de yazarın yine bu konuda birkaç fikri var.

Küçük Prens için neredeyse en çok tartışılan konu da budur. Yazar, Küçük Prens’in yaşadığı gezegenin Türk bir gökbilimci tarafından bulunduğunu ancak Uluslararası Gökbilimciler Kurultayı’nın sırf giyiminden dolayı bu Türk gökbilimcinin araştırmalarını kabul etmediğini, bu nedenle bilim adamının bir Türk diktatörü bularak (bazı çevirilerde lider) gelip bir yasa koyup herkes Avrupalılar gibi giyinecek ve giyinmeyenler ölüm cezası alacak dedikten herkesin Avrupalılar gibi giyindiği ve daha sonra da bu bilim adamının araştırmalarını kabul ettirdiğini belirtmiştir. Bu konuda herkes kendine göre yorumlar yapmıştır, ancak bana göre olay Atatürk’ün kötülenmesinden ziyade aslında yine büyüklerin bazı kalıplara çok sıkışarak, açık gerçeği görmemelerini ya da sanata ve bilime kalıplarla baktıklarını konu alır.

Küçük Prens ile kitabın sonlarına kadar oldukça keyifli vakit geçiren ve bir yandan da uçağını tamir etmeye çalışan yazar, bizleri kitabın sonuna doğru biraz hüzünlendiriyor. Küçük Prens’in dünyada ve diğer gezegenlerde aradığı cevapları bulması ile geri döneceği bölüm oldukça duygusal. Küçük Prens’in kendi gezegenine dönmesi ise maalesef bu dünyadaki hayatının son bulması ile oluyor. Yine de bizim gezegenimizden ayrılırken söyledikleri oldukça hoş.

Gece yıldızlara bakarsın. Benim ülkem o kadar küçük ki nerede olduğunu göremezsin bakınca. Ama böylesi daha iyi. Yıldızım herhangi bir yıldız olacak senin için. Böylece bütün yıldızları görmeyi seveceksin. Hepsi dostun olacak.

Gerçekten Küçük Prens'i okurken koşulsuz dostluğun sıcaklığını iliklerinize kadar hissedecek ve ne zaman mutlu olmak isterseniz kitabın kapağına bakmanız bile yeterli olacak. Bu arada, Küçük Prens, Antoine de Saint-Exupéry’nin resmini görür görmez onun bir Boa Yılanı olduğunu anlayan ilk kişi olmuş. Sanırım bu bile kitabı okurken sizi mutlu etmek için çok büyük bir sebep. Unutmadan, eğer bir gün yolunuz Afrika’da bir çöle düşerse yıldızlara iyi bakın belki siz de Küçük Prens’e rastlayabilirsiniz.

Kitap adı: Küçük Prens
Orijinal adı: The Little Prince
Yazar: Antoine de Saint-Exupéry
Çeviri: Cemal Süreya & Tomris Uyar
Yayınevi: Can Yayınları
Sayfa Sayısı: 112
Basım Yılı: 2015

Küçük Prens kitap yorumu yazımın sonuna geldik. Kitabı okuduysanız, neler düşündüğünüzü aşağıdaki yorum alanından bize yazmayı unutmayın. Okumadıysanız da, okumayı ihmâl etmeyin. İnanıyorum ki siz de en az benim kadar beğeneceksiniz. Şimdiden keyifli okumalar.

Yazar: Betül Erden

İlginizi çekebilecek yazılar:

Beğendin mi? Beğen veya Paylaş butonlarına tıklayabilirsin. Teşekkürler :)

Hiç yorum yok: