Kategorileri Aç / Kapat

Kafamda Bir Tuhaflık (Orhan Pamuk) Nasıl Bir Kitaptır?

Hadi şimdi BEĞEN butonuna tıklayarak Facebook sayfamıza katıl. Hoş geldin :)


Kafamda Bir Tuhaflık Nasıl Bir Kitaptır?
Orhan Pamuk’un yazmış olduğu ‘Kafamda Bir Tuhaflık’ romanı yine edebiyat gündemine oturan farklı bir eser olarak karşımıza çıkmaktadır. Eser, yazar tarafından tam altı yılda tamamlanıp ince eleyip sık dokunmuştur, adeta. Adından da anlaşılacağı üzere eser, roman kahramanı Mevlüt’ün kafa karışıklığı ve sorularına cevap aramasıyla kurgulanan bir yapıttır. Kahraman üzerinden dönemin İstanbul’u ve o iç kargaşası farklı bir bakış açısıyla bizlere sunulmuştur.

Eserde, 1969 yılından 2012’ye kadar geçen dönemde İstanbul’u ve onun insanları anlatılmıştır. Adeta bir tiyatro sahnesi gibi her kahramana konuşma hakkı verilmiş ve hepsi İstanbul’u ve yaşananları kendilerine göre aktarmışlardır. Yani eser sadece üçüncü kişinin ağzından ve onun bakış açısından aktarılmaz. Çoklu bir bakış açısına sahiptir, eser. Eserde eski-yeni, şehir-köy, kadın-erkek, gelenek-modern, görücü üsulu ile evlilik gibi birçok sorunlar karşımıza çıkar. Bunlar halk ağzından bizlere aktarılır.

Esere dikkat ettiğimiz vakit faklı bir ‘Orhan Pamuk’ karşımıza çıkar. Farklı bir üslup ve farklı bir konu ile birleştirmiş kurgusunu. Pamuk’un genel olarak eserlerinde burjuva bir kesimi anlatması bu eserinde görülmemektedir. Aksine gayet sıradan ve halktan bir kahraman seçmiştir, eserine. Üslup olarak da daha akıcı ve daha anlaşılır bir dille karşımıza çıkmıştır. Gelelim başkahramanımızın -Mevlüt- nasıl bir karaktere sahip olduğuna; Mevlüt kendi halinde olan, küçük yaşta İstanbul’a gelip iş hayatına atılan basit bir vatandaştır.

Bozacı olarak bilinen Mevlüt, aslında roman boyunca çok farklı işlerde çalışmıştır. Yeri geldiğinde pilavcı, dondurmacı, bekçilik gibi birçok işte çalışarak hayatını kazanmıştır. Bu işlerde çalışarak aynı zamanda İstanbul’un iç yüzüne de tanıklık eder. İstanbul’daki değişimler, zenginlik-fakirlik, ekonomik sarsıntılar, siyasal çatışmalar v.b. gibi çoğu yaşanan bu olaylara tanıklık eder ve kafasındaki tuhaflıklara cevap bulmaya çalışır.

Kafamda Bir Tuhaflık Romanının Özeti


Orhan Pamuk'un Kafamda Bir Tuhaflık Romanı

Mevlüt Karataş, 1957 yılında doğmuş ve evinin tek erkek çocuğu olarak dünyaya gelir. Köyde yaşamlarını kazanan fakir bir aileden gelmektedir. Babası Mustafa Karataş, iş için İstanbul’a gider ve geçimini yoğurt satarak kazanır. Babasının yanına gitmek ister, Mevlüt ama babası onu çağırmaz. O da köyde çobanlık yaparak ailesine yardım eder.

Daha sonra amcasının oğulları Süleyman ve Korkut İstanbul’a gittikleri için köyde tek kalan Mevlüt de İstanbul’a 13 yaşında iken gider. Orada hem okumayı hem de çalışmayı plânlamaktadır. Babasının yanına yani Duttepe’ye gider ve orada tek odalı bir evde birlikte yaşarlar. Okuduğu lisede siyasetle tanışır. O dönemde sağ-sol çatışmalarının fazlasıyla yaşandığı dönemdir. Ve o sırada Ferhat adında Alevi biriyle yakınlaşır. Ve çok iyi bir dostluk kurarlar. Mevlüt ikinci sınıfta dersleri kötüye gider ve okulu bırakmaya karar verir.

Mevlüt sağ-sol çatışmaları arasında kalır,  çünkü en yakın arkadaşı Alevidir ve kuzenleri ise solcudur. O dönemde Kültepe’de solcular ve Aleviler birbirine girer ve ortalık fazlasıyla karışır. Bu olayın sonunda Kürtler ve Aleviler mallarını, evlerini satıp terk ederler. Bu sırada Korkut köyden Vediha adında bir kızla evlenir. Düğünlerinde Mevlüt, Vediha’nın kız kardeşlerinden birine âşık olur. Gözü renkli olana aşık olur. Fakat ismini bir türlü öğrenememiştir.

Mevlüt artık tanımadığı ismini dahi bilmediği bu kıza sürekli mektuplar yazmaya başlar. Yıllarca mektup yazar, ona. En sonunda Süleyman ona kızı kaçırmak için yardım eder ve kızı kaçırır. Kızın yüzünü gördüğü an kalakalır. Çünkü yıllar önce bir kere görüp aşık olduğu kız değildir. İş işten geçmişti artık ve kaderine razı olmuştu. Bir kere kaçırmıştı, kızı. Ama bu işin bu hâle gelmesinin tek sebebi kuzeniydi. Yani Süleyman aslında gözü güzel olan kızın adını biliyordu ve kendisi ona aşık olduğu için Mevlüt’ü diğer kız kardeşi kaçırmaya yardım etmişti.

Gözü güzel olan kızın adı Semiha’ydı ve kuzeni her şeyi saklamıştı. Durumun böyle olmasına rağmen Mevlüt kaçırdığı kızı sevmiş ve hemen kalbi ısınmıştı. Ev tutar ve kızın babası yaşanılanları affeder ve düğünleri olur. Mevlüt'te bu dönemde dondurma satarak evin geçimini sağlar. Ama pek kârlı bir iş olmadığı için pilav üstü tavuk satmaya başlar. Ve Mevlüt bir kız babası olur, kızın ismini de Fatma koyarlar. Çok geçmeden bir kız çocuğu daha olur. Onun adını da Fevziye koyar.

Bir ara Samiha’nın birine kaçtığı duyulur. Ve o kişinin de Ferhat yani Mevlüt’ün en yakın arkadaşı olduğu ortaya çıkar. Bazı olaylardan dolayı Ferhat öldürülür. Mevlüt’ün eşi de hayatını kaybeder. Mevlüt’ün kızlarından Fatma sevdiği adamla evlenirken Fevziye ise kaçarak evlenmiştir. Mevlüt ve Samiha dul kalmışlardır ve akrabalarının ısrarı üzerine evlenirler. Duttepe’de bir apartman yaparak bütün akrabalar burada yaşamaya başlarlar. Mevlüt hâlâ boza satmaya devam etmektedir. Çünkü sokaklarda kendini buluyor ve vazgeçemiyordur.

Orhan Pamuk’un Kafamda Bir Tuhaflık adlı romanı altı yılda yazmış olduğu ve naçizane fikrimle akıcı ve bir solukta okuyabileceğiniz bir yapıttır. Mevlüt’ün roman boyunca aklındaki tuhaflıklara cevap arama çabası bizi o mahalleye o zor şartlara adeta sürüklüyor. Siyaset, ekonomi, evlilik, göç gibi çoğu konuya değinen bu roman hayatın içinden alınmış bir parça gibidir...

İlginizi çekebilecek diğer yazılar:

Yazar: Nurgül Üşengül

Beğendin mi? Beğen veya Paylaş butonlarına tıklayabilirsin. Teşekkürler :)

Hiç yorum yok: